ABD-İran Görüşmeleri İslamabad’da Sonuçsuz Kaldı: Vance “Anlaşma Olmadan Dönüyoruz”
16px
32px

ABD ile İran arasında doğrudan ve yüz yüze yapılan görüşmelerin ilki, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirildi.

Beyaz Saray, ABD ve İran heyetlerinin İslamabad’da doğrudan görüştüğünü doğrularken, temasların yaklaşık 21 saat sürdüğü belirtildi. Görüşmeler, iki ülke arasında kritik başlıklarda ortak bir çerçeve oluşturma arayışı açısından dikkat çekici bir diplomatik adım olarak öne çıktı.

Vance: Anlaşma Olmadan Abd’ye Dönüyoruz

Görüşmelerin ardından açıklama yapan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, müzakerelerin anlaşmaya varılamadan sona erdiğini duyurdu.

Vance, “21 saattir bu konuyla uğraşıyoruz ve İranlılarla bir dizi önemli görüşme yaptık. Bu iyi haber. Kötü haber ise bir anlaşmaya varamamış olmamız” dedi.

ABD Başkan Yardımcısı, İran’ın nükleer silah geliştirmeyeceğine ve buna imkan sağlayacak araçların peşinde olmayacağına dair Washington’un talep ettiği net taahhüdün verilmediğini savundu. Vance, ABD’nin temel taleplerini açık biçimde ortaya koyduğunu, ancak İran’ın bu şartları kabul etmemeyi tercih ettiğini söyledi.

Vance ayrıca, ABD tarafının görüşmelerden “nihai ve en iyi teklif” olarak nitelendirdiği bir mutabakat metniyle ayrıldığını belirterek, İran’ın bu teklifi kabul edip etmeyeceğinin görüleceğini ifade etti.

Anlaşmazlığın Odağında Nükleer Dosya ve Hürmüz Boğazı Yer Aldı

İran medyasına göre, İslamabad’daki müzakerelerde özellikle Hürmüz Boğazı meselesi ile nükleer materyallerin ülke dışına çıkarılması başlıklarında anlaşma sağlanamadı.

İran devlet televizyonu, görüşmelerin sona erdiğini duyururken, Tahran heyetinin çeşitli girişimlerle ABD tarafını ortak bir çerçeveye yönlendirmeye çalıştığını öne sürdü. Ancak İran medyasında yer alan değerlendirmelerde, Washington’un “aşırı taleplerinin” ortak bir çerçeve ve nihai anlaşmanın oluşmasını engellediği iddia edildi.

Taraflar Farklı Nedenler Gösterdi

Görüşmelerin ardından tarafların anlaşmazlığın nedenine ilişkin farklı anlatımlar öne çıkardı.

ABD tarafı, sürecin önündeki temel engelin İran’ın nükleer dosyada istenen güvenceyi vermemesi olduğunu savunurken, İran tarafı ise başarısızlığın asıl nedeninin Washington’un taleplerinin kapsamı olduğunu ileri sürdü.